Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenlerinin Gözünden COP31 | Prof. Dr. Sevil Akaygün
Gençler ve eğitim, iklim değişikliğiyle mücadelede nasıl daha aktif bir rol üstlenebilir? İklim eğitimi, toplumsal dönüşümün güçlendirilmesine nasıl katkı sağlayabilir? COP31, eğitimcilerin ve öğrencilerin iklim mücadelesine daha etkin katılımı açısından nasıl bir alan yaratabilir?
“Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenlerinin Gözünden COP31” serimizin bu bölümünde Prof. Dr. Sevil Akaygün ile Antalya COP31 sürecini, gençlerin ve eğitimin Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesindeki rolünü ve iklim eğitiminin toplumun tüm kesimlerine ulaşmasının önemini ele alıyoruz.
İklim değişikliğiyle mücadelede kalıcı bir dönüşüm yaratılabilmesi, yalnızca politika ve hedeflerin belirlenmesini değil, iklim konusunda bilinçli ve harekete geçebilen bir toplumun oluşmasını da gerektiriyor. Eğitim kurumları, eğitimciler ve gençler ise iklim bilgisinin yaygınlaşması, farkındalığın güçlenmesi ve bu farkındalığın somut adımlara dönüşmesi açısından sürecin önemli aktörleri arasında yer alıyor.
Bu bölümde; COP31’e giden süreçte Türkiye açısından öne çıkan fırsat ve zorluklardan COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olmasının eğitimciler ve gençler açısından yaratabileceği imkanlara, iklim eğitiminin daha geniş kitlelere ulaştırılmasından eğitimcilerin ve öğrencilerin bu süreçte izleyebileceği yol haritasına kadar iklim ve eğitim gündeminin öne çıkan başlıklarını değerlendiriyoruz.
Gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede yalnızca süreci takip eden değil, bilgi üreten, çözüm geliştiren ve dönüşümün parçası olan aktörler haline gelmesinde eğitimin rolüne yakından bakıyoruz. İklim eğitiminin farklı yaş gruplarına ve toplumun farklı kesimlerine ulaşmasının yanı sıra, edinilen bilginin günlük yaşamda ve karar alma süreçlerinde nasıl karşılık bulabileceğini konuşuyoruz.
Eğitimcilerin ve öğrencilerin COP31 sürecine nasıl dahil olabileceğini, eğitim kurumlarının iklim konusunda üstlenebileceği sorumlulukları ve üniversitelerin akademik bilgi birikimini toplumsal faydaya dönüştürmesinin önemini ele alıyoruz. Bu kapsamda Boğaziçi Üniversitesi’nin akademik çalışmaları, eğitim yaklaşımı ve gençlerle kurduğu bağ üzerinden COP31 sürecine sunabileceği katkıları da değerlendiriyoruz.
Ayrıca COP31’in Türkiye’de gerçekleştirilmesinin iklim eğitiminin görünürlüğünü artırmak, gençlerin iklim gündemine katılımını güçlendirmek ve eğitim dünyası ile iklim politikaları arasında daha güçlü bağlantılar kurmak açısından yaratabileceği imkanlara odaklanıyoruz.
COP31’e kadar ve sonrasında eğitimcilerin, öğrencilerin ve eğitim kurumlarının atabileceği adımları, gençlerin iklim mücadelesindeki rolünü ve iklim eğitiminin toplumsal dönüşüme sunabileceği katkıları Prof. Dr. Sevil Akaygün’ün değerlendirmeleriyle keşfetmek için videomuzu izleyebilirsiniz.
Tüm Tanıtımlar