Giriş Yap

Şifremi Unuttum

Kayıtlı e-posta adresinizi girin. Size şifre sıfırlama bağlantısı göndereceğiz.

Giriş Yap'a Dön

Geçerli bir Türkiye cep numarası girin (+90 5XX XXX XX XX).

Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenlerinin Gözünden COP31 | Prof. Dr. Vedat Akgiray

İklim taahhütleri somut ve ölçülebilir aksiyonlara nasıl dönüşebilir? Finansal sistemler ve ödeme altyapıları, iklim hedeflerinin hayata geçirilmesinde nasıl bir rol üstlenebilir? COP31, iklim politikaları ile finans dünyası arasında daha güçlü bir bağ kurulması açısından nasıl bir alan yaratabilir?

“Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenlerinin Gözünden COP31” serimizin bu bölümünde, Prof. Dr. Vedat Akgiray ile Antalya COP31 sürecini, iklim hedefleri ile finansal sistemler arasındaki ilişkiyi ve ödeme altyapılarının sürdürülebilir dönüşümde üstlenebileceği rolü Türkiye ve dünya perspektifinden ele alıyoruz.

İklim değişikliğiyle mücadelede belirlenen hedeflerin hayata geçirilebilmesi, yalnızca taahhütlerin ortaya konmasını değil, bu taahhütlerin ölçülebilir, izlenebilir ve uygulanabilir aksiyonlara dönüşmesini da gerektiriyor. Finansal sistemler, sermaye akışları ve ödeme altyapıları ise iklim hedefleri ile günlük ekonomik faaliyetler arasında bağlantı kurulabilmesi açısından bu dönüşümün önemli bileşenleri arasında yer alıyor.

Bu bölümde; Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 sürecinde öncelik verilmesi gereken alanlardan iklim taahhütlerinin finansal aksiyonlara dönüştürülmesine, finansal sistemlerin sürdürülebilir dönüşümü desteklemek için nasıl kullanılabileceğinden ödeme altyapılarının bu süreçte üstlenebileceği role kadar iklim ve finans gündeminin öne çıkan başlıklarını değerlendiriyoruz.

İklim hedeflerinin ölçülebilir hale getirilmesinde veri ve finansal altyapıların önemini ele alırken, Prof. Dr. Vedat Akgiray’ın ortaya koyduğu “sensing layer” ve “actuation layer” ayrımının iklim politikaları açısından ne ifade ettiğine de yakından bakıyoruz. İklimle ilgili verilerin ölçülmesi ve takip edilmesinin ötesinde, bu verilerin ekonomik ve finansal sistemler aracılığıyla somut aksiyonlara nasıl dönüştürülebileceğini konuşuyoruz.

Ödeme sistemlerinin bireylerin ve kurumların ekonomik faaliyetleriyle doğrudan temas eden yapısından hareketle, bu altyapıların sürdürülebilirlik hedefleriyle nasıl ilişkilendirilebileceğini değerlendiriyoruz. Finansal sistemlerin yalnızca iklim dönüşümünü finanse eden bir araç olarak değil, aynı zamanda davranışların, yatırımların ve ekonomik kararların sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda şekillenmesini destekleyen bir mekanizma olarak üstlenebileceği rolü ele alıyoruz.

Ayrıca COP31 sürecinde iklim finansmanı, ölçülebilir aksiyonlar ve finansal altyapılar arasındaki ilişkinin küresel iklim gündeminde nasıl ele alınabileceğini; Türkiye’nin bu alanda geliştirebileceği yaklaşımları ve finans ile iklim hedefleri arasında kurulabilecek yeni bağlantıları değerlendiriyoruz.

COP31’e kadar ve sonrasında atılabilecek somut adımları, iklim taahhütlerinin finansal aksiyona dönüşmesini ve finansal sistemlerin sürdürülebilir bir geleceğin inşasında üstlenebileceği rolü Prof. Dr. Vedat Akgiray’ın değerlendirmeleriyle keşfetmek için videomuzu izleyebilirsiniz.
Tüm Tanıtımlar